Bursa Haber – Bursa Haberleri

İNSAN DOSTUNU PARAYLA SATIN ALABİLİR Mİ?

Sibel Akıncı

Sibel Akıncı

İNSAN DOSTUNU PARAYLA SATIN ALABİLİR Mİ?Diyelim ki evimize kendimize bir dost almaya niyetlendik?Bunun için aklımıza gelen ilk yer petshoplar oluyorsa büyük bir yanlışın içine düştük demektir. Siz hayvan severler de herşeye karşısınız dediğinizi duyar gibiyim.Aslında herşeye karşı değiliz.Sadece hayvanların haklarının ihlal edildiği yerlere karşıyız. Kendimize dost almak için petshopa gidiyoruz,orda vitrinden beğendiğimiz bir canı kredi kartıyla peşin parayla alıyoruz,evimize getiriyoruz.Sonra allayıp pulluyor bir süre hayvancağızla ilgileniyoruz.Ama sonra ya çok tüy döküyor,ya yavru olduğu için hemen tuvalete alışmıyor,ya da eşimiz istemiyor sıkılıyoruz.Acaba ne yapsak diyoruz sokağa atmak olmaz,en güzeli biz bu canı barınağa bırakalım diyoruz,sanki barınaklar otelmiş gibi… Anlattığım olayda bir çok hata var.İlki hayvan ticaretine ortak olmak.Çünkü petshoplardaki canların bir çoğu uygun olmayan koşullarda üretim makinesi haline getirilmiş bir anneden doğuyor,aldığınız her can hayvan ticaretinin önünü açıyor. Konu maalesef münferit ya da bir iki hayvanın torbalarda getirmesinden ötedir. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinden gelen yabancı uyruklu kişiler bu suçu Türkiye’deki pet shoplara hayvan sağlayan distribütörler ile örgütlü bir halde işlemektedirler ancak yakalandıkları cezaları münferit basit bir olaymış gibi değerlendirilmektedir. Bu büyük rantın yanında , bir nevi modaya dönüşmüş bulunan cins ve yavru hayvan merakı da arz-talep sonucu da petshop dükkanları her geçen gün maalesef sayıca artmıştır. Türkiye’ye kaçak yollardan yani ithal edilerek getirilen yavru köpekler, 500 ila 1500 dolar gibi yüksek fiyatlardan satılmakta, çoğu da terkedilip ya da bir şekilde üretilip çoğunlukla “cins” sokak köpeğine dönüşmektedir. Bu hayvanlar özellikle yabancı ülkelerden getirilmekte ve ekonomik durumu düşük bu ülke vatandaşları tarafından buradaki petshoplara kurye gibi getirilmektedir. Bir başka deyişle, bunların üretim maliyeti onlara ortalama 20-30 dolardır ve bu yavru canlar poşetler içinde havasız ortamlarda yurda kaçak olarak sokulmakta, sesleri çıkmaması için gümrükten geçerken özel ilaçlarla bayıtılmaktadır. Bir kısmı daha yolda telef olmakta, sağ kalabilenler Petshoplara geldiğinde ise zaten genelde daha yavru olmalarından kaynaklanan sevimlilikle hemen satılmaktadır. Bunları bir biblo gibi görmekte olan çoğunluğun ilk hevesi geçtikten sonra önce bu hayvanları sahiplendirecek başka birilerini aranmakta, yeniden sahiplendirme ülkemizde çok zor olduğundan çoğunlukla ya sokaklara ya da hayvan bakımevlerine atmaktadırlar. Öte yandan, petshoplardan alınan hayvanlar daha iki üç ay bile geçmeden annelerinden ayrıldığından, yeterli besini alamadıklarından hatta aşıları yapılamadığından tüketiciye satımları gerçekleştirildikten kısa bir süre ya ölmekte ya da kendi ülkelerinden getirmiş oldukları hastalıkları ülkemizdeki diğer hayvanlara da rahatlıkla bulaştırmaktadırlar. Petshoplara yapılan bu şikayetler sonucunda ise genelde karşılaşılan durum, “Yerine yeni ücretsiz başka bir hayvan verelim abla “ savunmasıdır. Az önce de bahsedildiği üzere elde edilen kar marjı çok yüksek olduğu için yolda gelirken bu hayvanların telef olması ya da daracık kafeslerde ölmesi ya da tüketiciye satıldıktan sonra hastalanması ile organize çalışan bu kişilerin zarar etme şansı yoktur. Çünkü kar marjı bire ikiyüz, bire beşyüz oranına yakındır. Ülkede usulune göre üretmek ise maliyeti artırdığından yurtdışından bu yönde talepte bulunmak daha karlıdır. İkinci hata ise bakamadığımız canı acımasızca barınağa ya da sokağa bırakmak.Barınaktaki canların %60’ı petshoptan alınan ırk hayvanlardır.Hepsi ya hediye olarak alınmıştır ya da bir hevesle.El bebek gül bebek bakılan bir can için barınağa gitmek nasıl bir acıdır bunu anlatmak mümkün değil. Nerden bir can sahiplenebiliriz derseniz;Barınaklarda yüzlerce sevgiye aç can ücretsiz bir şekilde bizim onları sahiplenmemizi beklerken biz petshoptan binlerce lira vererek bir can alıyoruz. Hayvan almak değil hayvan sahiplenmek ciddi bir sorumluluk ister.Çünkü dostlar parayla satın alınmaz.En az 15 yılımızı o cana adayabileceğimizden eminsek bu işe kalkışmalıyız.Tüyünü,miyavlamasını ya da havlamasını dert edeceksek peluş bir oyuncak almak daha yerinde bir karar olacaktır. Unutmayalım,onlarında bilinci ve duyguları vardır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ