Bursa Haber – Bursa Haberleri

Şaron aleyhine ifade verecekti birkaç gün sonra öldürüldü

Falanjist Lübnan Güçleri’nin liderlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmesinden birkaç gün sonra Beyrut’ta aracına

Şaron aleyhine ifade verecekti birkaç gün sonra öldürüldü

Falanjist Lübnan Güçleri’nin liderlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmesinden birkaç gün sonra Beyrut’ta aracına konulan bombanın patlaması sonucu öldü.

Ülkede iç savaşın (1975 – 1990) devam ettiği sırada, Ketaib Partisi lideri Beşir Cemayel’in devlet başkanı seçilmesinden kısa süre sonra suikast sonucu öldürülmesini gerekçe gösteren Hristiyan Falanjist milislerin kampa yönelik başlattığı saldırı 3 gün boyunca devam etti.
Çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuklardan oluşan Filistinli mülteciler, milislerin kullandığı ağır silah ve bombaların yanı sıra balta ve kesici aletlerle vahşice katledildi.
Kampın etrafı İsrail ordusu tarafından sarılarak mültecilerin kaçması engellendi, çok sayıda kadın öldürülmeden önce tecavüze uğrarken kamp sokakları cesetlerle doldu. Daha sonra kamptaki cesetler toplu mezarlara gömüldü.
Katliamın ardından Birleşmiş Milletler 16 Aralık 1982’de yaşananları kınayarak “bunun bir soykırım olduğunu” ilan etti. Ancak geçen 35 yıl içerisinde katliama dair hiçbir yargılama ve ceza işlemi gerçekleşmedi.

KATLİAMA GİDEN SÜREÇ
İsrail’in 14 Mayıs 1948’de tarihi Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi nedeniyle topraklarından ayrılmak zorunda bırakılan Filistinlilerin bir bölümü, Lübnan’a sığındı.
Siyasi çatışmaların ve fikir ayrılıklarının yoğun olarak yaşandığı Lübnan’a 400 bin civarında Filistinli mültecinin gelmesi, ülkedeki dengelerin değişmesine ve toplumsal yapının daha karmaşık bir hal almasına neden oldu.

İÇ SAVAŞIN FİTİLİ ATEŞLENİYOR
Beyrut’taki Aziz Maruni Kilisesi önünde 13 Nisan 1975’te Filistinli mültecileri Tel ez-Zater Kampı’na taşıyan otobüse, Hristiyan Falanjist milisler tarafından düzenlenen silahlı saldırıda kadınlar ve çocukların da aralarında bulunduğu 27 Filistinlinin hayatını kaybetmesi sonucu ülke genelinde çatışmalar başladı. Ülkede, siyasi-mezhepsel ayrışma ve tarafların silahlanmasının sonucu olaylar 15 yıllık kanlı bir iç savaşa dönüştü.
İsrail, 1978’de ülkenin güneyini işgal ederek iç savaşa dahil oldu ve 1982’de başkent Beyrut’a kadar gelerek Hristiyan Falanjist milislere askeri destek verdi.
Filistin Kurtuluş Örgütü, 18 Ağustos’ta kabul edilen ateşkes çerçevesinde Beyrut’taki kamplarda yaşayan Filistinli sivillerin güvenliğine dair İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) teminat aldı.

3 GÜN SÜREN KATLİAMDA 3 BİN KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
Hristiyan Ketaib Partisi lideri Beşir Cemayel’in devlet başkanı seçilmesinden kısa süre sonra suikast sonucu öldürülmesini gerekçe gösteren Hristiyan Falanjist milisler İsrail ordusunun gözetiminde, 16 Eylül 1982 Sabra ve Şatilla mülteci kamplarına saldırı başlattı.
İsrail’in eski Savunma Bakanı Ariel Şaron’un yönettiği saldırı 3 gün sürdü ve 3 binden fazla savunmasız Filistinli mülteci katledildi.
İsrail’in, katliamı araştırmak üzere kurmak zorunda kaldığı komisyon, Şubat 1983’te yayımladığı raporda, Şaron’u, katliamın sorumluları arasında gösterdi.
Lübnan’daki farklı din, mezhep ve siyasi görüşleri karşı karşıya getiren iç savaş, 1989 yılında Suudi Arabistan’ın Taif şehrinde, “Taif Antlaşması’nın” imzalanmasıyla sona erdi. Yaklaşık 15 yıl süren iç savaşta 150 binden fazla insan hayatını kaybederken, yüz binlerce kişi yaralandı, bir milyondan fazlası da ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

BELÇİKA’YI SUSTURDULAR
Sabra ve Şatila Katliamından sağ kurtulan 23 kişi, 2001’de İsrail başbakanı olan Şaron aleyhinde insanlık suçu işlediği gerekçesiyle, 18 Haziran 2001’de Belçika’da dava açtı.
ABD ve İsrail’in baskıları nedeniyle Belçika, bu davanın açılmasına imkan veren yasayı değiştirmek zorunda kaldı ve 15 Mayıs 2002’de dava yetkisizlik nedeniyle düştü.

ŞARON ALEYHİNE İFADE VERMEYİ KABUL EDEN KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
Dava düşmeden önce katliamın başrolündeki Falanjist Lübnan Güçleri’nin liderlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmesinden birkaç gün sonra Beyrut’ta aracına konulan bombanın patlaması sonucu öldü.
Hamas, 15 Eylül 2017’de, Sabra ve Şatilla katliamının 35’inci yılı münasebetiyle Filistin halkına karşı işlenen katliamın Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesine taşınması ve failleri hakkında sözleşmelerin gereğinin yerine getirilmesi için harekete geçme çağrısı yaptı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ