Bursa Haber – Bursa Haberleri

Engin Geçtan’dan zihin açıcı 20 alıntı

Bugün hayata veda eden Türkiye’nin Irvin Yalom’u, Prof. Dr. Engin Geçtan’ı, Kitap Ayracı olarak kendi sözleriyle uğurluyoruz.

Engin Geçtan’dan zihin açıcı 20 alıntı

engin geçtan

Fikirleriyle ve engin bilgisiyle ufkumuzu genişleten Prof. Dr. Engin Açtan, hayata veda etti. İnsani duygularımıza yön veren 20 alıntı ile kendisini uğurlamak istedik…

Prof. Dr. Engin Geçtan kimdir

1932 yılında İzmir’de doğan Prof. Dr. Engin Geçtan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve uzmanlık eğitimini New York ve Columbia Üniversitelerinde Psikoloji e Nöroloji üzerine aldı. Psikoterapi çalışmalarının yanı sıra ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara Üniversitelerinde öğretim üyesi olarak yer aldı.

Psikiyatri alanındaki uzmanlığı ve yazdığı kitaplarla tanıdığımız Prof. Dr. Engin Geçtan, aynı zamanda romanlarıyla da edebiyat dünyasında yer edindi. Pof. Geçtan, ülkemizin yetiştirdiği en seçkin düşünürler arasına adını yazdırdı. Tüm eserlerinde engin bilgi ve tecrübelerini okurun benliğine aktardı. Hayatla ve insanlarla yüzleşmemizi sağladı.

Prof. Geçtan, bugün, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Engin Geçtan'dan zihin açıcı 20 alıntı

Değersizlik duygusu üzerine

– Değersizlik duyguları yaşayan bir kişinin bazı insanları yüceltmesi, ya da sürekli yermesi geliştirmiş olduğu gerçekdışı senaryoların bir sonucudur.

– Değersizlik duyguları yaşayan bir insan, ilişkilerinde tutarsızdır. Çoğu kez değersizlik duyguları yaşayan bir insan, üstün olmak zorundadır.

– Sürekli yakınan kimse hiçbir işe yaramaz.

Engin Geçtan'dan zihin açıcı 20 alıntı

Öfke ve kızgınlıklarımız üzerine

– İnsan kendine değer verebildiği oranda başkalarına da değer verir; diğer insanlara gerçek anlamda değer verdiğini hissettikçe kendisini de değerli bulur.

– İnsan kızgın olduğu için diğer insanlardan korkar; insanlardan korktuğu için de onlara kızar.

– İnsanlar vardır, sürekli başkalarının sevgisini ve onayını kazanmaya çalışır ve bunu yaparken de kendi kişiliklerinden ödün verirler. İnsanlar vardır, diğer insanları sürekli karşılarına alır ve dünyaya karşı sonu gelmeyen bir öfke taşırlar. Ya da insanlar vardır, başkalarıyla aralarına görünmez bir engel koyar, onlarla yakın duygusal ilişikler kuramazlar. Süreklilik gösteren bu üç tür tutumun her birinin gerisinde korku ve kızgınlık duyguları yatar.

– Kızgın insan “Nasıl olsa beni engelleyecekler ya da reddedecekler!” beklentisi içinde öylesi davranışlarda bulunur ki, çoğu kez gerçekten engellenir. Bu kez, “İstenmediğimi zaten biliyordum!” biçiminde yaşanan bir duygu, kızgınlıkları daha da pekiştirir ve böylece kısırdöngü oluşur.

Engin Geçtan'dan zihin açıcı 20 alıntı

Kaygılar ve ilşkiler üzerine

– İnsanlar vardır, işleri yolunda gitse de kaygılıdırlar. İlişkilerinde aşırı duyarlı olan bu kişiler, yaşadıkları günlük sorunlar karşısında kendilerini yetersiz bulur, kolayca çöküntüye girerler. … Bir üzüntü konusu ortadan kalktığı anda yeni bir sorun bulunur ve sonunda çevrelerindeki kişilerin sabrı tükenir.

– Kaygı bulaşıcı bir duygudur ve kaygılı insan çoğu kez çevresindeki kişileri de kendi sistemine sokmayı başarır.

– Kendisine ayrılan zamanın sınırlı olduğunun ve bir gün yaşamının sona ereceğinin bilincinde olmak, insanı anlamlı yaşayıp yaşamadığı konusunda kaygılandırır.

Engin Geçtan'dan zihin açıcı 20 alıntı

Sorumluluk üzerine

– Dünyada iki tür insan vardır: Yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler. Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler!

– Fırsat bulduğunda çılgınlık yapmayan insan bilge olamaz.

– Sorumluluk denince çoğu insanın aklına, ailesi, çalıştığı kurum ve dostlarına karşı ‘görevleri’ gelir, ama kişinin kendisine karşı ‘görevi’ olan iyi, sağlıklı yaşama sorumluluğundan pek söz edilmez… Bir insan ancak kendisine verebildiğinde diğer insanlara da gerçek anlamda verecek şeyi olur.

– Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan daha az korkar, onun için sevebilir!

“Yapamam ki!” gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. Yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.

Engin Geçtan'dan zihin açıcı 20 alıntı

Yalnızlık ve korkular üzerine

– Ne var ki, birçok insan kendini tanımak için çaba göstermeksizin yaşamına anlam katabilmeyi umar ve beklediklerini bulabilmek için bir mucizenin gerçekleşmesini bekler. Oysa insan, gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır ve çevresine karşı da daha hoşgörülü olur.

– Bir insanın kendi seçimiyle ve geçici olarak yalnızlığa çekilmesi ise çoğu kez yapıcı ve yaratıcı sonuçlar doğurur. Yaratıcı insanlar yapıtlarını ya da buluşlarını ancak böyle yapıcı bir yalnızlık süresinde ortaya çıkarabilirler. Bir başka deyişle, yaratıcı kişi, gerektiğinde yalnız kalabilmekten korkmayan insandır.

– İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.

– Başkalarından daha çok bildiğimize inanmak bir yanılgıdır, öğrendiklerimizden daha da ötesini öğrenmeye her zaman ihtiyacımız vardır.

– Yaşantılarımıza dikkatle bakıldığında, pek çok şeyi, saati ayarlamış olduğumuz zamanda değil de “eşref saati” geldiğinde gerçekleştirebildiğimizi görebiliriz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ