Bursa Haber – Bursa Haberleri

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

“Muhteşem Gatsby” ile adını hafızamıza kazıyan yazar Fitzgerald’ı, aramızdan ayrılışının 78. Yılında eserlerine ve hakkında ilginç yaklaşımlara değinerek anıyoruz…

Fitzgerald

20. Yüzyılın en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen İrlanda asıllı Amerikan yazar Francis Scott Key Fitzgerald’ın en önemli özelliği, kendi içinde iki karşıt duyguyu aynı anda taşıyabilmesiydi. 1920’de yayımladığı “Cennetin Bu Yanı” adını verdiği romanı ile tanınmaya başladı. Zamanla romanları çok tutan Fitzgerald, kendisini eğlenceye kaptıracak, sağlığını bozacak ve 78 yıl önce bugün Hollywood’da, içinde bulunduğu bunalımda, hayata küskün bir şekilde veda edecekti. Sadece 44 yaşındaydı.

Yine bütün hayatı boyunca o da önce bir insan, sonra da ilginç yönleri olan bir yazardı. Ölüm yıl dönümünde onu ilham kaynağı edindiği duyguları ve muhteşem eserlerinden bilgilerle anıyoruz…

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

(Karısı Zelda ile)

KARISI İLHAM KAYNAĞI OLDU

Zelda Sayre Fitgerald! Fitzgerald’ın fırtınalı aşkı, kıskançlık krizlerinin, büyük kavgalarının başrolü… Yine de hepsine tezat düşer biçimde Fitzgerald’ın yazma yeteneğini güçlendiren muhteşem karısı.

Fitzgerald, karısının günlüklerinden bölümler alıp kullanıyordu, ki Zelda’yı en çok çileden çıkaran şeylerden biriydi bu. Zelda, 1920 Amerika’sının ressamı, yazarı ve dansçısıydı. Tüm hayatı boyunca kötümser oldu. Hatta ona konan şizofreni teşhisi sonrasında Fitzgerald’ı çok zor günler de karşıladı. Ancak ondan ne kadar şikayetçiyse, bir o kadar da ona bağlıydı. Keza Zelda da öyleydi. Birbirlerine hem yara hem bant oldular. Öyle ki, öldüğünde Zelda, ona duyduğu öfkeyi bir kenara bıraktı ve kocasının mirasına sahip çıktı. Fitgerald’ın adını parlatan ünlü romanı “The Great Gatsby”ye (Muhteşem Gatsby) adını veren de oydu.

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

MUHTEŞEM GATSBY

Muhteşem Gatsby, eğitimsiz bir aileden gelen kahramanı Jay Gatsby’nin Long Island’da bir malikanede sürdürdüğü debdebeli yaşam tarzını anlatıyordu. “Caz Çağı” olarak adlandırılan 1920’lerin coşkusunu, şiddetini, tüm aşırılıklarını ve nihayetinde çöküşünü yansıtıyordu. Yoksul Gatsby, işte bu zaman sürecinde kendini baştan yaratmanın peşine düşmüş; servet ve dolayısıyla edindiği güçle yeni umutlar, başlangıçlar vaat eden bir hayatın eşiğindeydi. Onun tek dürtüsü saplantısı olmuş ilk aşkı Daisy’e kavuşmaktı. Geçmişin geçmişte kalacağını kabullenmesi çok zordur; bu Gatsby’nin uğradığı yıkımın gölgesinde Amerikan Rüyası’nın da çöküşüdür…

Muhteşem Gatsby, şimdiki dönemde Fitzgerald’ın başyapıtı olarak kabul görse de, ilk yayımlandığı zamanlarda, T. S. Elliot gibi dev isimlerden övgü dolu eleştiriler almasına rağmen Fitzgerald için bir fiyasko oldu. 20 bini yakalayabilmiş satışıyla, ilk iki romanına yetişememişti bile. Hatta o dönem Saturday Post’ta yazdığı kısa hikayelerinden bile daha çok kazanıyordu. Kitabın değerini bulması için zamana ihtiyaç vardı demek ki…

Şimdi her sene 500 bin satan bu kitap, II. Dünya Savaşı’nda 150 bin kadar, Amerikan askerlerine gönderildi ve Muhteşem Gatsby böylece popüler olmaya başladı; en sevilen Amerikan romanlarından oldu.

Ayrıca 2013’te sinemaya da uyarlandı…

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

KENDİSİNDEN URANYUM ÇIKARDIĞI ESERİ

Muhteşem Gatsby’de yaşadığı hayal kırıklığı ve sonrasında karmaşık duygular üzerine Fitzgerald, Hollywood deneyimlerinden aldığı ilhamla, 1940’ta “The Love of Last Tycoon” adını verdiği kitabını yazmaya başladı. Ancak bir yandan da bir kıskacın içinde gibiydi. Bir yanda borçlar, bir yanda alkol problemi, onu çok zorluyordu. Ama ne olursa olsun o, bu kitabın başyapıtı olacağını söylerken buna fazlasıyla inanıyordu. Hatta Zelda’ya bir mektubunda bunun başka hiçbir kitabına benzemeyeceğini ve bu kitabı kendisinden uranyum çıkarır gibi çıkardığını yazıyordu.

Ancak ne yazık ki kitabın tamamlanmasına ömrü vefa vermedi ve Fitzgerald, çok değil bir ay sonra geçirdiği kalp krizi sonucu, 44 yaşında hayata veda etti…

Kitap bir yıl sonra yayımlandı ve evet, Fitgerald haklıydı! Yarım haliyle yayımlanmış olmasına rağmen, eleştirmenler genel olarak bunun, Fitzgerald’ın en iyi eseri olduğu konusunda hemfikirdi…

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

BABADAN KIZINA ÖĞÜTLER

Fitzgerald, yaşadıklarından çıkardığı dersleri çok geçmeden kızıyla da paylaşmaya karar vermişti. Ona, 11 yaşındayken ömürlük yaşam öğütleri yazdı; kafasına takması ve takmaması gerekenleri sıralıyordu…

“- Cesarete kafanı tak.

– Temizliğe kafanı tak.

– Verimliliğe kafanı tak.

– Biniciliğe kafanı tak.

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

– Çoğunluğun ne düşündüğünü kafana takma.

– Oyuncak bebekleri kafana takma.

– Geçmişi kafana takma.

– Geleceği kafana takma

– Büyümeyi kafana takma.

– Başkalarının senin önüne geçmesini kafana takma.

– Zaferi kafana takma

– Senin suçun olmadığı sürece başarısızlığı kafana takma.

– Sivrisinekleri kafana takma. Karasinekleri kafana takma. Genel olarak – böcekleri kafana takma.

– Anne babanı kafana takma.

– Oğlanları kafana takma

– Hayal kırıklıklarını kafana takma.

– Zevki kafana takma. Tatmini kafana takma

F. Scott Fitzgerald ve muhteşem eserleri üzerine

Gerçekte neyi amaçlıyorum? Aşağıdaki konularda yaşdaşlarıma kıyasla ne kadar başarılıyım:

– Öğrenim!

– İnsanları gerçekten anlayabiliyor muyum ve onlarla anlaşabiliyor muyum?

– Bedenimi işe yarar bir araca dönüştürmeye çalışıyor muyum yoksa onu ihmal mi ediyorum?

Candan sevgilerle…

Babacık”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ